13 Ocak 2018 Cumartesi

Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı (Yorum) - Alain de Botton


KÜNYE

Kitabın Adı: Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı
Kitabın Türü: Felsefe
Yazarı: Alain de Botton
Yayınevi: Sel Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 329
Baskı Yılı: 2014

TANITIM BÜLTENİ
Geçmişte kölelere reva görülen çalışma, günümüzde yaşamımızın en önemli parçasını oluşturuyor. Zamanımızın büyük bölümünü fabrikalardan limanlara, elektrik santrallerinden füze rampalarına uzanan farklı çalışma mekânlarında geçiriyoruz. Alain de Botton yeni kitabında bu mekânları ziyaret ediyor ve bisküvi üreticilerini, liman işçilerini, elektrik mühendislerini, ressamları, muhasebecileri, kariyer danışmanlarını çalışırken izliyor. Farklı alanlarda çalışan bu insanların işlerini nasıl yaptıklarını anlatırken çalışmanın doğası üzerine çarpıcı düşünceler geliştiriyor. Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı tuhaf olduğu kadar güzel de olan işyerlerini Alain de Botton’un rehberliğinde gezen okurları kendi çalışma yaşamları hakkında düşünmeye kışkırtacak.

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Arkadaşlar felsefeci Alain de Botton’un okuduğum dördüncü kitabı oldu. Sosyolojik gözlemle yazılan kitaplara bayılıyorum. Her kitapta bilgi var ama sosyolojik gözlemde geçmişin dinamikleriyle günümüzün dinamiklerinin karşılaştırılması ayrı bir düşünme süreci bence. Çünkü aynı anda hem geçmişi hem de bugünü tefekkür etmek harika metaforların çıkmasına yol açıyor. Öncelikle yazarın belirli iş kollarını incelemek için o mekânlarda zaman geçirerek edindiği gözlemleri aktardığını belirteyim. Gelelim yazarın çalışma ve iş hayatındaki çözümlemelerine; bazı iş kollarının geçmişten bugünümüze hatta yarınlarımıza uzanan bir dinamiği var. Örneğin; aşçılık, mimarlık, öğretmenlik, doktorluk gibi! Bu mesleklerin her çağda kişiye kattığı değerde birbirinden farklı oluyor. Eski çağlarda bir öğretmenden bahsederken sadece bilgi aktaran değil, aynı anda tam zamanlı çocuğun hayatında var olan birinden de bahsediliyordu. Günümüzde ise öğretmenlerin etki alanı okul ortamıyla sınırlı! Ya da eskiden bir doktor aynı zamanda eczacıydı, yani hastayı iyi edecekler ilaçları kendi hazırlıyordu. Doğal olarak daha geniş bir bilgiye sahipti. Lakin günümüzde doktorlar üniversitede hastalıkları iyi edecek ilaçların bilgilerini öğreniyorlar, ilaç yapımında aktif katılım yok. Bunun olmamasının bir sebebi de devamlı artan insan sayısı. Çok insan demek, daha çok hizmet ve ilaç yapımı demek! Bu anlamda sanayi devriminden sonraki işlerin alanları küçük, çalışanlar fazla. Örneğin; psikoloji ekolünden türeyen popüler meslekler arasında “Kariyer Danışmalığı” var. İşte bu meslekle birlikte yazar bisküvi yapımı, roket bilimi, ressamlık, aktarım mühendisliği, muhasebecilik, girişimcilik ve havacılık mesleklerini de gözlemleyip anlatmış. Ayrıca kitabın çevirisi de çok iyi, oldukça kısa bir zamanda okuyup bitirdim. Su gibi akıyor desem yeridir. Okumak isteyenlere ısrarla tavsiye ederim.
Not: Arkadaşlar ben sıklıkla fikir kitapları okuduğum için bu tarz kitapları daha çabuk bitiyorum. Bu açıdan belki size sıkıcı gelebilir. ;)

0 yorum:

Yorum Gönder