22 Kasım 2017 Çarşamba

Kadınlar, Cinsellik ve Sevgi (Yorum) - Georg Simmel


KÜNYE

Kitabın Adı: Kadınlar, Cinsellik ve Sevgi
Kitabın Türü: Sosyoloji
Yazarı: Georg Simmel
Yayınevi: Pinhan Yayıncılık
Sayfa Sayısı: 149
Baskı Yılı: 2016

TANITIM BÜLTENİ
Georg Simmel, çalışmalarına konu ettiği başlıca sosyolojik kavramlar ve toplumsal ilişkilerin kökenine dair işaret ettiği sorunsallar ile günümüz sosyolojisi ve kültürel araştırmalarına katkı yapmaya devam ediyor.
20. yüzyılın ilk yıllarında yayımlanan Dişil Kültür, Cinsiyetler Sorununda Göreli ve Mutlak, Kur Yapma ve Sevgi başlıklı dört ayrı denemesinin bir araya getirildiği bu kitapta Simmel, kültürü yaratan bireyler arası etkileşim biçimlerinin metafizik temellerini Kant, Schopenhauer ve Nietzsche gibi filozofların düşüncelerine yaptığı isabetli göndermelerle dişil ve eril kategoriler ekseninde sorguluyor.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar 2017 senesinin 100. kitabını bitirmiş bulunmaktayım. Her sene yüzü aşıyorum çok şükür. Pinhan yayınlarından okuduğum ikinci eser oldu. Öncelikle kitabı sosyoloji ya da psikoloji okuyanlara tavsiye ederim. Çünkü fazlasıyla kavram var içerisinde. Hele bazı yerler de ne demek istediğini zar zor anladım. Çevirisinin iyi olmamasının yanında çevirmen kelimeleri olduğu gibi çevirmiş cümledeki manasına bakmadan. Örneğin; doyalımlı nesne nedir? Bunun gibi pek çok mana kayması var. Yazarın düşüncelerine gelirsek; kadınları değerlendirirken erkek algısı üzerinden değerlendirmenin büyük bir hata olduğunu söylüyor. Kadınları tanımlarken önce erkeği daha sonra sanki onun bir benzeriymiş gibi kadını tanımlıyoruz. Hâlbuki kadın cinsiyeti kendine başına ayrı bir varlık zaten diyor. Ayrıca üretkenliğin ve dâhili kadınsal ögeler taşıdığını, sevgi ve cinsel ilişkinin ise daha çok kadınlar ekseninde ilerlediğini eklemiş. Toplumsal roller açısından seçen kadın tarafı olduğu için erkeğe sadece olayları ya da durumları sonlandırmak kalıyor. Platon’un bir sözünü de ekliyor yazar; Sevgi, sahip olmayla olmama arasında gidip gelen bir süreçtir. Yani birine sevgi duymamız için ona sahip olmak ya da olmamak önemli değil. Ama cinsellik için aynısı demiyor. Cinselliği daha çok fiziksel bir durum olarak irdelediğinden erkek cinsel ilişki ile birlikte özgürleşirken kadının bağlandığını vurguluyor. Çünkü böyle bir ilişkiden sonra dünyaya gelecek bir çocukla birlikte kadının tüm yaşamı değişiyor. Yine fiziksel görünüşteki farklılıklarında kur yapma, beğenme ve sevme faaliyeti üzerinde etkisini belirtiyor. Yazarın Metis yayınlarından çıkmış başka eserleri de var. Ve Metis yayınevinin çevirisinin de çok iyi olduğunu söyleyemeyeceğim. Gene de bir okusam fena olmaz. :)

0 yorum:

Yorum Gönder