4 Ağustos 2017 Cuma

Bir Delinin Hatıra Defteri, Palto, Burun (Yorum) - Nikolay Gogol


KÜNYE

Kitabın Adı: Bir Delinin Hatıra Defteri, Palto, Burun
Kitabın Türü: Hikâye
Yazarı: Nikolay Gogol
Yayınevi: Koridor Yayınları
Sayfa Sayısı: 150
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor. Rus edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Gogol ‘Bir Delinin Hatıra Defteri’nde, âşık olduğu kızın bir aristokrat ile evleneceğini öğrendiğinde hayatla bağlantısı kopma noktasına gelen bir adamın deliliğe teslim oluşunu anlatırken, ‘Palto’ adlı öyküde silik denilebilecek bir karakter üzerinden, Rus toplumunda görmezden gelinen insanların trajik hayatlarına ayna tutar. ‘Burun’ adlı öyküsünde ise sıradan bir güne uyanan bir adamın burnunu her zamanki yerinde bulamayışını ve büyük bir ciddiyetle peşine düşüşünü konu eder. Bürokrasinin bozulmuş düzeninin fantastik öğelerle harmanlandığı bu öyküde, okuyucuyu da bu arayışa dahil eden Gogol fakirlikle, dışlanmışlıkla ve toplumsal yaşamın zorluklarıyla mücadele etmeye çalışan susturulmuş kitlenin sesi olur. Keskin bir ironi ve gözlem yeteneğiyle yazılmış ve okuyucuyu omuzlarından tutup sarsacak bu eseri, Uğur Büke’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Arkadaşlar keyifle okuduğum üç hikâyeydi. Kitabın ilk sayfalarında devamlı okuduğu bir yazar olduğundan bahsetmiş Dostoyevski. Tabi böyle bir yazı okuyunca yazar psikolojik tahlillerini tahmin etmek zor değil. Hem Dostoyevski’yi hem de Gogol'u okurken hep merak etmişimdir, nasıl oluyorlar da toplumdan bu denli uzak, adeta hayalet muamelesi yapılan kişileri bu kadar iyi anlatabiliyorlar. Evet, yetenek işin içinde. Bence yetenekten fazlası var gibi geliyor. Örneğin; Bir Delinin Hatıra Defteri hikâyesinde başkarakterin sokakta karşılaştığı köpeklerin konuşmalarına şahit olması ve üstüne bu köpeklerin kendi aralarında mektuplaşmalarını konu almış. Başkarakterin sevdiği kızın köpeği mektubunda başkarakter için ağza alınmayacak hakaretler yağdırıyor. Aslında ne köpeklerin konuşmaları ne de mektuplaşmaları var ortada. Başkarakterin kendi İspanya kralı zannetmesiyle şizofren olduğu anlaşılıyor. Ve karakter kendini bir sanatoryumda buluyor. Yazar orada uygulanan tedaviye de karakter üstünden değinmiş. Soğuk suyla şok tedavisi, neyse ki artık böyle şeyler azaldı.
İkinci hikâye; Palto'da ilk hikâyede aklını kaybeden devlet memurunun paltosuyla olan bağından söz ediyor. Düşük ücretli bir işte çalışan bu memurun eski paltosu iyice dökülünce altı ay çalışıp kıt kanaat geçinerek kendisine terzi olan komşusundan bir palto dikmesini ister. Ve bin bir güçlükle diktirdiği paltosunu bir dakika yanından ayırmaz. Bir gün devlet dairesinde çalışan bir arkadaşının akşam ki balo davetine katılır. Ve o gece geç saatlerde evine dönerken başına gelmeyen kalmaz. Devamını anlatmayayım belki okursunuz.
Üçüncü hikâye; Burun'da ise farklı bir başkarakterin burnu kaybolur ve onu aramaya başlamasıyla hikâye devam eder. Epeyi aradıktan sonra sokakta kendi burnuna denk gelir ve havalı burun havalı olduğu için ona bakmaz.
Sevgili arkadaşlar üç hikâyede birbirinden ilginçti. Okumayanlara Koridor yayınlarını da tavsiye ederim. Çevirisini beğendim. Ciltli bez baskısına da kıyamıyorsunuz. ;)

0 yorum:

Yorum Gönder