9 Ağustos 2017 Çarşamba

Âlimlerin Akıl Oyunları - Muallim Naci


KÜNYE

Kitabın Adı: Âlimlerin Akıl Oyunları
Kitabın Türü: Doğu Klasikleri
Yazarı: Muallim Naci
Yayınevi: Antik Kitap
Sayfa Sayısı: 96
Baskı Yılı: 2009

TANITIM BÜLTENİ
“Âlimlerin Akıl Oyunları”, Muallim Naci’nin Arapça ve Farsça kitaplardan tercüme ederek meydana getirdiği nükteli fıkralardan oluşan; şiirle nesrin, akılla oyunun iç içe geçtiği bir anlam bahçesi… Bu kitapta doğunun kalem erbapları, Mesnevî-i Şerif gibi temsil yoluyla gerçekleri anlatmada, geniş hayal güçleriyle, parlak zekâ ve anlatımlarıyla benzerine az rastlanır, güldürürken düşündüren yeni anlamlar ve mazmunlar ile belagat sanatının en güzel örneğini sunuyor. Hazreti Ali’den Yavuz Sultan Selim’e, Nizami’den İskender’e, Mevlana’dan Sokrat’a, hikmet sahiplerinin hikmetli sözleri ve ibret veren hadiseleri bu kitapta…

KİTABIN YORUMU
Biterken...
Sevgili arkadaşlar bu kitabın sanırım daha baskı antik yayınlarından çıkmıyor. Belki sahaf ya da eski kitapçılarda bulursunuz. Çevirisi pekiyi olmadığı için tavsiye edemiyorum. Birde şu hususa değinmek istiyorum. Çevirisi iyi olmayan birkaç eser okuduktan sonra zihnimiz bu tarza da alışıyor ve zamanla anlamadığını söylediğimiz bozuk çevirileri anlıyoruz. Daha doğrusu benim açıdan böyle oluyor diyebilirim. Bu yöntemi size de tavsiye derim.
Kitabın konusuna gelirsek; Muallim Naci Osmanlı döneminde yaşamış, tercüme çalışmalarıyla olduğu kadar, şair ve edip kimliğiyle ön plana çıkmış bir isim. Naci'nin Hamidiye Kütüphanesi'nin mahsulü olarak tanımladığı fıkralar, önceleri Saadet gazetesinin edebiyat kısmında parça parça yayımlanmış, daha sonra gördüğünüz üzere kitap haline getirilmiş. İçinde pek çok âlimden ve şair'den alınma nükte dolu fıkralar var. Aslında okurken, kitabın içinde daha çok fıkra olsaymış dedim. Esere “Âlimlerin Akıl Oyunları” isimin verilmesi de fıkraların ilme değer taşımasından bence. Büyük bir keyifle okudum. Hatta birkaç tane alıntı daha yapmak istiyorum. ;)
"Âlim birine “Dünyada altından değerli bir şey var mı?” diye sormaları üzerine “Evet! Ona değer vermeyen kişi” cevabını vermiş."
"Olgun bir bilgine “İnsanda hikmet ne zaman kemal bulur?” diye soranlara “Halkın kendi hakkında övgüsüyle memnun, yermesiyle de mahzun olmaya tenezzül etmediğin zaman” demiştir."
"Çıplak ve titrer haldeki bir fakire “Bu soğuğa nasıl dayanıyorsun?” dediklerinde “Rüzgârdan başka yiyeceği, güneşten başka kandili, semadan başka damı olmayan adam dayanmasında ne yapsın?” demiş."

0 yorum:

Yorum Gönder