17 Nisan 2018 Salı

Agatha Christie Kitapları




#okuduğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar sizlere okuduğum üç Agatha Christie romanının okumanızı tavsiye ederim. Üçüncü Kız'ın haricinde Çarpık Evdeki Cesetler ve Doğu Ekspresinde Cinayet'in filmleri de var. Okuduktan sonra mutlaka izleyin. :)

16 Nisan 2018 Pazartesi

Pierre Loti Kitapları


#okuduğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar Pierre Loti'nin okuduğum iki hatıratı; Aziyade ve Kudüs. Aziyade'yi ocak ayında keyifle okumuştum. Bir gemi de görevli olan Loti önce görevi gereği bir Osmanlı toprağı olan Selanik'e ardından da büyük şehir İstanbul'a gelir ve Hatice adında bir genç kıza aşık olur. Kendisi 27, Hatice ise 19 yaşlarındadır. İstanbul'da kaldığı süre boyunca Eyüp'teki tepe de bir ev kiralar. Malum şuan Pierre Loti tepesindeki ev onun evidir. Gezip görünce o hissiyatı yakalayabiliyorsunuz. İki eseri de okumanızı tavsiye ederim. Kudüs ile ilgili yorumu zaten dün paylaşmıştım. :)

15 Nisan 2018 Pazar

Kudüs (Yorum) - Pierre Loti




KÜNYE

Kitabın Adı: Kudüs
Kitabın Türü: Hatırat
Yazarı: Pierre Loti
Yayınevi: Lotus Yayınları
Sayfa Sayısı: 172
Baskı Yılı: 2011

TANITIM BÜLTENİ
Müslüman mabetleri Hıristiyanlarınki gibi duygulanıp ağlanılan yerler değil, sakin yerlerdir. Müslüman mabetleri huzur veren yerlerdir. Orada hem yaşama, hem ölüme aynı sağduyu, aynı soğukkanlılıkla bakılır.
Kendine özgü, içine kapanık sessizliğiyle (Hz.) Ömer Camii, hüzünlü rüyalar görmeme neden olan bir yer değil, aksine huzur veren ve beni hayran bırakan bir yer. 
Bugün burada kafamı dinleyebileceğime inanıyorum. Bir zamanlar İslam'a karşı duyduğum eğilim, onun yaratıcı gücü, sanatı ve belki de ilerde onu kendime din olarak seçme düşüncelerim, ruhumu sarmalayıp inançsızlıktan koruyacak.

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar geçen aylarda Pierre Loti’nin sevdiği kadın ve İstanbul ile ilgili ilk hatıratı Aziyade’yi severek okumuştum. Hüzünlü ve melankolik bir ruh haline sahip Loti’nin inanç arayışı bu eserinde de devam ediyor. Doğunun mistisizmi her zaman gizemli, ferahlatıcı bulan yazar yaşadığı ülke Fransa’da inandıkların dinin temsilcisi İsa’yı tanımak, anlamak için Kudüs yolculuğuna çıkar. 1895 yılında Kudüs’ü Osmanlı askerleri yönetmek ve korumaktadır. Loti görevli yeniçerilerin ihtişamından, kendinden emin duruşundan bahseder. Bu kısımları okuyunca insan duygulanmadan edemiyor. Onca zaman kutsal beldelerin koruyucusu, hamisi ol, bütün kötüler birleşip seni devirsin ve huzur tamamen ortadan kaybolsun. Aslında Osmanlı ya da Türkiye’de vakit geçiren kişilerin hatıratlarını şu açıdan okumayı seviyorum. Bize hem o dönemin gündelik yaşamını yansıtıyorlar hem de Türklerin dışarıdan nasıl gözlemlendiğini aktarıyorlar. O yüzden hepinize bu tarz eserleri okumanızı tavsiye ederim. Gelelim hatıratın içeriğine; Kudüs yolculuğu 26 Martta başlıyor, 16 Nisanda bitiyor. Malum paskalyadan önceki günler Hristiyanların hac mevsimi olduğundan dünyanın pek çok ülkesinden Hristiyanlar hacı olmak için Kudüs’e geliyor. Loti’nin gözlemlerine göre en çok Rus hacılar ön planda. İnanç noktasında derin şüphelerini gidermeyi istese de bir türlü başaramıyor. Azap yolunda aradığı İsa’nın getirdiği inancı ölü buluyor ama Hz. Ömer Camii gezince canlılığı yakalıyor. Loti bu hissiyatı sanırım değiştirilmiş bir dinin ruhani yansımalarından kaynaklanıyor. Dilerdim ki, hatıratın sonuna doğru yazar aradığı inancı ve huzuru bulsa ama maalesef. Son olarak Loti hem kendi döneminde hem de günümüzde Türkiye’ye olan sevdasından ve bağlılığından dolayı kendi milleti kadar olmasa da bizim millet tarafından çok eleştirilmiş. Ön yargılar insanı bu hale getirebiliyor. Sizden ricam hiçbir ön yargıya aldırmadan okumanız.
Not: Sizde de aynısı oluyor mu bilmem, ben ne zaman bir kitabı okusam, kitabın içindeki ay, gün ya da yıl okuduğum günle alakalı oluyor. Bilerek yaptığım bir seçim olmadığı için beni daha da şaşırtıyor. Örneğin; Loti’nin serüveni 22 Mart ile 16 Nisan arasında, okuma tarihimde aynı zamanlara denk geldi. Nasip böyle bir şey sanırım. :)

13 Nisan 2018 Cuma

Yeni Çıkan Kitaplar, Yeni Dergiler








#atlasdergisi #arkakapakdergisi
Aldığımdan dergilerden biri gezi, diğeri edebiyat dergisi, ikisi de birbirinden harika. :)

11 Nisan 2018 Çarşamba

Astroloji 101 (Yorum) - Kathleen Sears




KÜNYE

Kitabın Adı: Astroloji 101
Kitabın Türü: Bilim
Yazarı: Kathleen Sears
Yayınevi: Say Yayınları
Sayfa Sayısı: 264
Baskı Yılı: 2017

TANITIM BÜLTENİ
Kozmosun Gizemlerini Keşfedelim!
Astroloji rehberleri, Zodyak’ın mistik harikalarını evler, açılar, düğümlerle ilgili sıkıcı detaylara boğarak karmaşıklaştırır. Batlamyus bile böyle bir şeyi kabul edemez! İşte bu yüzden Astroloji 101 sıkıcı ve uzun açıklamalar yerine, yıldızların ve gezegenlerin hareketlerimizi nasıl etkilediğini pratik bilgilerle öğretirken ilgimizi her daim canlı tutuyor. Dört element ve on iki evden astrolojik kişilik türlerine, astrolojiyle ilgili her şeyi içinde barındıran bu elkitabı, yüzlerce burç yorumunu, bilgilendirici tabloları ve görselleri, ünlü astrologların hikâyelerini sizlere eğlenceli bir dille sunuyor. İster Merkür gerilemesinin sizi nasıl etkilediğini öğrenmeyi, ister burcunuz hakkında daha fazla bilgi edinmeyi amaçlayın, bütün sorularınızın cevabı Astroloji 101’de; hatta farkında olmadan yanıtını aradığınız soruların bile.

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar eseri alırken bakıp incelememiştim. Okuduğum kadarıyla bir ders kitabı niteliğinde diyebilirim. Gökyüzüne küçüklüğümden beri özel bir ilgim olduğundan gezegenler hakkında okuduğum bilgiler hoşuma gitti. Eserin ilk bölümünde astrolojinin ilk çağlardan günümüze gelişimi ve kullanılışı anlatılmış. Gezegenlerin insanın kaderini etkilediği söyleyende var söylemeyende. Kimisi de sünnetullah yani doğa kanunu gereği insanoğlunu dünyadaki her fiziki madde etkilediğinden buna gökyüzünü de ekliyorlar. İkinci bölümde evler, ay ve güneş burçları, üçüncü bölümde gezegenler, son bölümlerde ise ileri astroloji yani doğum haritalarından bahsediliyor. Bir çocuk dünyaya gelirken ayın ve güneşin dönemleri, gezegenleri konumları ve doğduğu ayın etkisi birlikte hesaplanarak doğum haritası çıkarılıyormuş. Anlayacağınız uzun, emek isteyen bir iş. Eskiden bu bilime çok büyük önem verilir ve öğretilirmiş. Astrolojiye merakınız gelip geçici değilse, bir bilim gözüyle bakıyorsanız ya da bu alanda geniş bir bilgi almak istiyorsanız okumanızı tavsiye ederim. 

9 Nisan 2018 Pazartesi

Can Kardeşimin Hediyeleri


7 Nisan 2018 Cumartesi

Gizli Kitap (Yorum) - Gregory Samak


KÜNYE

Kitabın Adı: Gizli Kitap
Kitabın Türü: Macera Roman
Yazarı: Gregory Samak
Yayınevi: Pegasus Yayınları
Sayfa Sayısı: 208
Baskı Yılı: 2016

TANITIM BÜLTENİ
İnsanlığın Kaderini Değiştirebilecek Bir Adam ve Bir Kitabın Hikâyesi…
Ömrünün son baharında, Elias Ein emekliliğini geçirmek için Avusturya'nın küçük bir kasabasına yerleşir. Yeni evinde olağanüstü bir şey keşfeder: Bodrum katı gizli bir kütüphaneye açılmaktadır ve içeride de Tanrı'nın her insanın kaderini yazdığı Büyük Yaşam Kitabı bulunmaktadır.
Elias büyülenmiştir: Bu gizli kitabın ona verdiği sıra dışı güç sayesinde zamanda yolculuk yapabilecek ve tarihin akışını kökten değiştirebilecektir. Sevdikleri ve yaşamları Naziler tarafından tehdit edilen Avrupa Yahudilerini kurtarmayı denemeye karar verir. Ancak tehlike altında olan, milyonlarca insanın kaderidir aslında. Mümkün olsaydı zamana müdahale etmenin getireceği sonuçları ele alan bu önemli roman, şaşırtıcı bir dostluk ve cesaret, nefret ve korkaklık öyküsü anlatıyor. Bunu yaparken de günümüzde yaşanan korkunç olaylara ışık tutuyor.

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar roman büyük bir acıyla başlıyor. 1940’da esir kampında bir Nazi subayının insafına kalan küçük Soff’un kendisini ve ailesini ölümün ucundan kurtarabilmesinin tek yolu vardır. O da satranç oynamak ve subayın hamlelerini önceden tahmin etmek. Ardından günümüze geliniyor. Elias Ein adında yaşlı bir usta emekliye ayrıldıktan sonra aile yadigârlarını alarak Avusturya’nın bir kasabasına yerleşir. Kasabanın eskilerden kendinden daha yaşlı bir satranç ustasıyla tanışır. Bu usta küçük Soff’tur. Ve ikisi bir gerçek için bir araya gelmiştir. Yaşlı Elias’ı bulduğu Yaşam Kitabı büyük bir seçime getirecektir.
Devamını yazmayayım belki okuyanlar olur. Aslında hikâyenin kurgusu daha kalın bir kitap çıkmasına olanak verirmiş ama yazar romanı kısa tutmuş. Bu açıdan bana eksik geldi. Elias zamanda yolculuk yapıyor ve hayati bir karar vererek tarihi değiştiriyor. Kendi zamanına döndüğünde nelerin değiştiği hakkında fazla bilgi yok. Ayrıca ilahi bir kitap ve zamanla alakalı da biraz felsefe olmalıydı diye düşünüyorum. Yine de sürükleyiciliği açısından okumanızı tavsiye ederim. Kim bilir belki bir gün sizin elinize de gizemli bir kitap geçebilir. :)

4 Nisan 2018 Çarşamba

Litera Yayınları Psikoloji Serisi


#okuduğumkitaplar
Sevgili arkadaşlar Litera yayınlarının psikoloji kitapları beğenerek okuyorum. Genellikle tedavi ve terapi yöntemleri üzerine oluyor kitaplar. Sadece bu yayıneviyle alakalı değil, birçok yabancı eserin çevirisi güzel olmadığından yabancı kitaplara bakışım aynı. Ağır ağır ve araştırarak okuyorum, size de tavsiye ederim. İşte okuduklarım 
1. Narstik ve Borderline Kişilik Bozuklukları - Dr. James Masterson
2. Ego Durumları - Dr. John ve Helen Watkins
3. Kişilik Bozukluklarının Bilişsel Terapisi - Dr. A. T. Beck
4. Bütüncül Psikoterapi - Dr. Tahir Özakkaş

3 Nisan 2018 Salı

Bütüncül Psikoterapi (Yorum) - Dr. Tahir Özakkaş


KÜNYE

Kitabın Adı: Bütüncül Psikoterapi
Kitabın Türü: Psikoloji
Yazarı: Dr. Tahir Özakkaş
Yayınevi: Litera Yayınları
Sayfa Sayısı: 472
Baskı Yılı: 2013

TANITIM BÜLTENİ
Bu eserde psikoterapi tekniklerinin bir insanın bütüncül olarak izah edilmesi yolunda nasıl kullanılabildiği araştırmakta ve bulgular okuyucuyla paylaşılmaktadır. Yine bu çalışmada, insanı tek bir ekolün dar kalıpları içinde değerlendirmek yerine hiçbir ekolün mensubu olmadan, geniş bir bakış açısıyla, klinik tablonun hangi ekole veya ekollere uyduğunun incelemesi ve irdelemesi yapılmaktadır. Eserde söz konusu bütüncül yaklaşımla, literatürdeki en ince detayları bile izah edebilen özgür bir teori ve açıklama modeli ortaya konulmaktadır.
Kendimizi tanımak nasıl bir hayat sürdüğümüzün bilincine varmak ve insanı insan yapan temel özellikleri fark etmek istiyorsak bu kitabı dikkatli bir şekilde okumamız bizlere çok önemli katkılar sağlayacaktır.

KİTABIN YORUMU
#kitapyorumu #okudumbitti
Sevgili arkadaşlar bazı kitapları keyifle bazısını da merakla okursunuz. İşte ben psikoloji ve psikoterapi kitapları büyük bir merakla okuyorum. Psikoloji ekolünde pek çok doktor genel manada bilinse de detaylar her kitapta farklı oluyor. Çoğunlukla yabancı eserler okuduğumdan tedavi yöntemlerinin neredeyse bireyci bir topluma hitap ediyor. Ama Dr. Tahir Özakkaş’ın eseri bizi bize anlatıyor resmen. Daha giriş bölümün yabancı ülkelerde uygulanan tedavi tekniklerinin kültür farkı nedeniyle ülkemizde etkili olmadığını belirtiyor. Ülkemizdeki insanlar daha kısa vadeli çözümleri tercih ettiğinden maalesef ki ilaç sektörü daha ön planda. Yazar ikinci bölümde bedenin biyolojik ve ruhsal yapısı detayları ile birlikte ele alıyor. Algılama, düşünce, irade, dikkat ve konsantrasyon, duygulanım, davranış, dürtü, zeka, konuşma, bilinç, hafıza ve iç görü gibi. Üçüncü bölümde insanın ruhsal gelişimi, dördüncü bölümde ise psikiyatride genel tedavi yaklaşımlarından davranışçı psikoterapi, bilişsel psikoterapi, varoluşçu psikoterapi ve dinamik psikoterapi ile yöntemlerin hepsini klinik vakalarla izah ediyor. Hekim olarak ister bir tanesini isterse de hepsini bütüncül psikoterapi altında uygulanabiliyor. Son bölümde ise doktor bütüncül psikoterapi bağlamında toplam yirmi dört savunma mekanizması ele alınarak tavsiyelerde bulunuyor. Psikoloji bölümü okumayan ya da ilgilenmeyenlere tavsiye etmem. Çünkü eseri okumak sabır gerektiriyor. 

2 Nisan 2018 Pazartesi

Arka Kapak Dergisi (Alıntı) - Eylül 2016 Sayısı


#dergiokumak #edebiyatdergisi
Sevgili arkadaşlar Arka Kapak dergisinin Eylül 2016 sayısının dosya konusu Jose Saramago, merak edenlere tavsiye ederim.
Alıntı:
GÖREBİLİYOR MUSUNUZ YOKSA SADECE BAKIYOR MUSUNUZ?
Dünyadaki herkesin aniden kör olduğunu ve kimsenin bizi göremeyeceğini bilerek nasıl davranırdık? Acaba bizleri kontrol edecek veya cezalandıracak bir otoritenin olmaması, içimizdeki ilkel dürtüleri harekete geçirir miydi? Açlık mı baskın gelirdi, yoksa etik değerleriniz mi? Peki ama körlük sadece gözlerde mi gerçekleşir? Vicdanı körleşmiş insanlara ne diyeceğiz? Nobel ödüllü Portekizli yazar Jose Saramago’nun 1995 yılında yayımlanan romanı Körlük, okurunu işte böyle zorlu sorularla karşı karşıya bırakıyor. Körlük, yayımlandığı günden beri çağdaş dünya edebiyatının klasiklerin arasına girmiş ve kimi eleştirmenlerce gelmiş geçmiş en iyi romanlardan biri olarak karşılanmıştır.
Medeni Yılmaz - Syf. 24-25